Film – The Hateful Eight

1200x627_The-Hateful-Eight

 

 

 

 

 

 

Hani öyle şeyler olur ya, tanıştığınız an tekrar tekrar onu yaşamak istersiniz. Defalarca açar, izler, düşünürsünüz. Bazen bir müzik, kimi zaman bir insan; bu yazıda ise bir film.

The Hateful Eight.

“The best product, I’ve ever seen” tarzı cümleler kurmayı pek sevmem. Çünkü ortaya konulan sanat eserlerinin zamandan bağımsız yani ondan öncesi ve ondan sonra olacaklarla ilişki kurulmasının pek doğru bir değerlendirme olacağını düşünmüyorum. Ama “The Hateful Eight” bana bu aralar pek nadir kullandığım “işte keyif be!” lafımı yaşattırdı 🙂

Filmin olay örgüsü sanırım daha önce hiç görmediğim bir yöntemdi. Sinemada ya da edebiyatta bu işlenişin bir adı var mı bilmiyorum fakat Tarantino’nun çok iyi bir şekilde işlediğini düşünüyorum. Oyunculuklarda ise Samuel J. Jackson bildiğimiz gibiydi ve Jennifer Jason Leigh’in “Yardımcı Kadın Oscarı”nı alamaması heralde bu alandaki rakibi Alicia Vikander’in Danish Girl filmindeki performansına bağlı diye düşünüyorum(Daha izlemedim maalesef).

Tabii filmi bu kadar sevmem de kesinlikle müzikleri de etkiliydi.           bkz.(88. Akademi Ödülleri- The Hateful Eight – Ennio Morricone).

Söylendiği gibi Tarantino’nun son filmi olur mu bilmem. Ama böyle bir sonla biten kariyere sahip olmak ne büyük şeref! Teşekkürler Quentin Tarantino.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir